malum çok sancılı bir süreçteyiz, bir açılım furyasıdır almış başını gidiyor. ben sosyal mecrada vatan memleket kurtarmıcam, üzülmeyin. benim amacım, bir türlü erişemediğim seks fırtınasına tutulmak, aşk deryasında boğulmak. açılımdan saçılıma nasıl geçtin bu çocuk, bu deli tay diye soranınız olacak. sor, sor ulan. sen sor da ben söyleyeyim.
çok şeyler yaptım, çok şeyler denedim ama bir türlü muvaffak olamadım. kadınlar kendini güldüren erkeklerden hoşlanıyormuş dediler, komik olacağım diye itin götüne girip çıkmadığım kaldı. güldüler, güldüler ama vermediler. sonra ne dediler, kadınlar kuul erkeklerden hoşlanır dediler. kuul görüneceğim diye çayıma şeker atmaktan aciz adam olmuşum bildiğin, yine erişemedim ben vuslata. zenginlerin peşinden koşarlar dediler, yedirdiğim içirdiğimle kaldım. entelektüel birikim şart dediler, sahaflarla arkadaş oldum, kalan üç kuruş parayı annem çalışma masasının altına destek olsun diye kullandığı kitaplara yatırdım. akademik kariyer de lazım dediler, harç parası götüme girdi, yine de dalamadım yar koynunda uykuya. sanatçı ol dediler, ağır tiksindiğim modern sanattan müziğe, tiyatrodan sinemaya el atmadığım güzel sanat dalı kalmadı. dal elimde kaldı. velhasıl kelam, olmadı, olmuyor. bu çocuk sekse doyamıyor.
ama artık yeter, bunca emek, harcadığım bunca eforun hakkını almamın zamanı geldi. elimde son bir koz kaldı, son koz. ne olursa olsun diyor ve onu masaya koyuyorum. kirlenmiş şu günümüz türkiye'sinde, bir doğru söze, bir çift tatlı lafa hasret nice kadınlar var, biliyorum. biliyorum ve onları uzaktan uzağa izliyorum. oy bebeğim diyorum kimi zaman, ağlama maralım diyorum bazı bazı. şimdi hal böyleyken, samimiyete her daim önem veririm diyen en az 3 bilemedin 5 milyon kız bulabilirim. bu 5 milyon kızın içinden 1,5 milyonu güzel, "gideri var" tabirine uysa. bunların yarısının sevgilisi olsa, yarısının yarısı bana bakmasa, geriye kalır 325 bin kız. o 325 binden 200 bini yalan olsa, geriye kalır 125, 25ide atalım küsuratlar kafamızı karıştırmasın. 100bin manita. şimdi bu 100 bin manitadan istesem, desem ki sevişelim, şehvet patikalarını beraber tırmanıp orgazmın meyvelerini beraber toplayalım desem, ayıp derler, sapık derler bana. e sen değil miydin samimiyete inanan, dürüstlüğe prim veren. e açık açık söylüyorum işte, ver diyorum, yanıyorum diyorum.
samimiyetse samimiyet, dürüstlükse dürüstlük arkadaş. yok, başka çarem kalmadı. eğer bu mevzudan sonra da beklediğim tepkiyi, hakettiğim şeyi alamazsam kesin ve çok etkili, ama deli yüreğimin kabullenemediği seçeneğe geçecem. hayır, ibne olmıcam, korkmayın. sevişmek isteyen bulsun beni, düşsün peşime.