skip to main |
skip to sidebar
sevgilim,
bugün beni terkedişinin
tam tamına 7. ayı
ve bu demek oluyor ki,
ben 7 aydır
sekse hasret,sekse özlemli.
oysa beraberken öyle miydi ya?
hayatta herşeyleri farklı
iki insanın
yapabilecekleri en güzel şeyi yapıp
sevişirdik.
sen fransız filmleri izlemek isterdin
ben tycoon oyunları oynamak.
sonra kavga eder sevişirdik.
ve sırf sevişelim diye
daha sen "fransız" demeden
başlardım çemkirmeye.
ama artık benimle tycoon oyunları
oynamaya başladığında
bu güzel günlerin biteceğini anlamıştım.
sırf beni bırakıpta gitme diye
utana sıkıla sana dantelli g-string aldım.
sonra sen beni terkedince,
belki birgün geri dönersin diye
atmaya da kıyamadım.
anam birgün bulacak diye
ödüm kopuyor,uykularım kaçıyor.
yiğit adamın odasında g-stringin işi ne?
ve kadınım
senin bıraktığın yetmiyormuş gibi
bir darbe de bana türk adaleti vurdu.
youporn'u kapatarak..
en az senin gidişin kadar
örselediler ruhumu.
oysa ilk 1 hafta
sahte mutluluğu youporn'da bulmuştum.
ama tüm güzel şeyler gibi
onuda aldılar elimden.
ve şimdi sana son kez sesleniyorum,
ya bana geri dön
ya da açsınlar şu youporn'u.
gayri sensiz geçen gecelerde
komodinleri kırasım,yorganları parçalayasım gelir.
aras o gün yorgun uyanmıştı.gerek içtiği keyif verici maddeler,gerekse seksüel aktiviteler o'nu yormuştu.yatakta yalnız olduğunu anlamıştı.bir an tedirgin oldu.acaba sevgilisi o'nu terk mi etmişti?sonra mutfakta sevdiceğin sesi geliyordu.bir cure türküsü tutturmuştu,sanırım kahvaltı hazırlıyordu."bu ne sabah sabah amına koyim" dedi.sevgilisi "günaydın bebişim" dedi.tiksinse de böyle lakaplardan,o'da günaydın diyerek öptü.2 yıldır birlikte oldukları için ağzı kokuyormuş,gözlerinde çapaklar varmış aldırmıyordu.ilişkilerinde bir laçkalık,bir yavşaklık almış başını gidiyordu zaten.sen içeri geç ben kahvaltıyı hazırlarım dedi sevgili.aras dünden razıydı zaten.işedi,elini yüzünü yıkadı,suyunu içti,kulağını temizledi.gazete de almıştı gül yüzlü yari o'na.gazetesini okumaya başladı.kahvaltı hazırlanmış "aras gel kahvaltı hazır"diyince gazetesiyle beraber mutfağa geçti.kahvaltı yaparken pek konuşmadılar,aslında kız konuşuyordu ama aras her zaman ki umursamazlığıyla "hım,evet,yapma ya,hayır,oha" gibi kalıpsal kelimeler kullanıyordu.sonra sevgilisinin sustuğunu,o ise hala "evet,yok ya,hadi canım" dediğini duydu.sevgili koca gözleriyle o'na bakıyordu.o'da gazetede ki haberlere yorum yaptığını söyledi,geçiştirdi.tatsız tuzsuz bir kahvaltı yaptıktan sonra odalarına çekildiler.tv izlerken biraz cilveleştiler.aras bunu seviyordu.kahvaltıdan sonra seks,lüks bir yerde çatallı bıçaklı yemeye çalışırken sıkılıp elle yemenin getirdiği o zevk gibiydi.seviştiler,güzel seviştiler.sigaralarını içtiler yatakta,biraz hayatlarının gidişatlarından bahsettiler.aras dinlemedi.yine kalıplaşmış kelimeleri kullandı.aras dinlemezdi.sonra kız banyoya gitti.aras tv izlemeye başladı.evlilik programlarına karşı iflah olmaz bir merağı vardı.sevgilisinin içerden seslendiğini duydu.anlamadı.bir daha seslenince irkildi,sevgilisi "aras tuvalet kağıdı bitmiş,getirsene" diyordu.aras birden buz kesildiğini hissetti.duymamazlıktan geldi.ama kız ısrarla bağırıyordu.aras yavaş yavaş terlemeye başladı.gül yüzlü yar içerde sıçmış,aras'tan yardım dileniyordu.aras'ın ise şu dünyada yapmak isteyeceği son şey sıçan bir kadınla beraber olmaktı.ilişkide gelinen bu nokta aras'ın yüzüne tokat gibi çarpılmıştı.sikerim böyle ilişkiyi diyip yavaş yavaş toparlanmaya başladı.toparlanmadan önce tuvalet kağıdını banyonun kapısına koyup,kapıyı vurup hemen odaya kaçtı.eski günlerin hatrına kadınını öyle hatırlamak istemiyordu.donu sıyrılmış,klozette oturmuş yardım isteyen gözlerle kendisini bakarken..
yaklaşan sevgililer günü dolayısıyla,herkes bir ses bir kıvılcım beklemekte.malum bu sıralar boş olduğum için,artık yalnız mı dersiniz abaza mı dersiniz orası size kalmış.benim de gözüm,kulağım telefona gitmiyor değil.telefonda bir mesaj sesi duyunca "aha" diye heyecanlanıyorum,arkadaşların o pis sırıtışları eşliğinde mesajı oku diyorum ve karşımda sensin avea.ulan etten kemikten olsan,insan olsan,yemin olsun seninle hemen evlenirdim.bir operatör bu kadar mı sever müşterisini,bu kadar mı önemser.amına koyim maşallah günde en az 3 kez mesaj atıyorsunuz,yetmiyor telefonla arıyorsunuz.ulan okadar yalnızım ki,band kaydıyla konuşurken yakalıyorum bazen kendimi.o buğulu sesli kadın "sayın abonemiz" dediği zaman efendim aşkım diyorum,"bu ayarları kaydetmek istiyorsanız" diyince,neden olmasın sevdiceğim diyorum.iyi günler diye telefonu kapatırken gözlerim dolu dolu oluyor.zaten servisin numarasını telefonuma liv diye kaydettim,liv'den mesaj geldi diye sevinip kendimce eğleniyorum.sanki bütün avea işi gücü bırakmış aras'a çalışıyor.ayriyetten o 14 şubat için her gün mesaj gönderdiğiniz tek taş yüzük,inan sikimde değil avea.bana bunu yapma avea.ayrı dünyaların insanıyız.ben seni arkadaşım olarak görüyorum.sorun sende değil bende avea.eğer bir operatör şirketiyle yatmak istersem inan ilk tercihim sen olacaksın.arkadaş olarak kalalım avea.bir insanın duygularıyla bu kadar da oynanmaz ki arkadaş!
nasıl ki anneler gününde her anne benim annemse,nasıl ki ramazan bayramında tüm müslümanlar benim kardeşimse,yaklaşan sevgililer gününde de yalnız olan tüm kızlar benim sevgilimdir,canım ciğerimdir.bu böyle biline,böyle yazıla.
Sevgili Liv,
ben istanbul avcılar'dan aras öztürk çolak.sizi ilk gördüğüm an,meleklerin varlığına inandım,ve nasıl ki cüneyt arkın battal gazi filmlerinde ecnebileri hak yoluna çağırdığında adamlar sanki kelimei şehadeti ezbere biliyorlarmış gibi söylüyorlarsa ben de sizi ilk gördüğümde o adamlardan farkım kalmadı.abduhu dedim cüneyt gibi,fikret hakan gibi ellerimi göğe kaldırdım.eğer az biraz imanım varsa sebebim sen oldun gül yüzlüm.cümlelerimde giderek yavşaklaştığımın farkındayım,beni mazur görünüz.benim asıl değinmek istediğim nokta bu değil.bazı arkadaşlar,isimleri lazım değil,sizin için akıl almaz iftiralar,ipe sapa gelmez sözler sarfetmekte.yok at suratlıymışta,yok leğen gibi götü varmışta,yok ağzı kocamanmışta vs. tabi ben bunları duyduğum anda,üzülüyor,hüzünleniyor,duygu seli olup akıyorum gözlerinizin derinliğinde.sizi beğenmemenin,allahı inkar etmek gibi birşey olduğunu anlatamıyorum bu insanlara.oysa ben öyle miyim ya?gece yatarken baş ucumdaki arwen posterini öpüpte yatıyorum.akrostiş şiir yazmaya başlasam l ile başlıyor r ile bitiriyorum.aysel'e aynı şiiri yazıyorum merve'ye de.sonra kim bu liv diye bir takım tartışmalar,sıkıntısal süreçler.sizin de bu sıralar kafanızı dinlemeye ihtiyacınız olduğunu biliyorum,hissediyorum.neticede eşinizden ayrıldınız,ki zaten zenciden eş mi olur allasen?bi çocukla kaldın başbaşa ya liv'im.gelsen türkiye'lere ben bakarım ki sana,çocuğuna da bakarım,yeminlen bak.sana şahane koca,çocuğuna fevkalalde baba olurum.gider hep beraber steven'ımın elini de öperik.he dersen bi mail at,bi çağrı yap liv.gayri dayanamıyorum artık.
insan,bazı olaylar karşısında kendini "vay amına koyayım" demekten alamıyor maalesef..
artık sokağa çıkma yasağı olmadığı için,çoğu kimse nüfus sayımının yapıldığından habersiz.zaten ne sikime sayıyolarsa artık.insan sayılır mı lan?koyun muyuz oğlum biz.her neyse,tabi duyarlı ve bilgili bir insan olarak hemen internetimin başına geçtim ve türkiye'nin genel nüfus bilgilerini araştırmaya başladım.ve beni şoke eden,derinden yaralayan bir bilgiyle karşılaştım.erkek nüfusu,kadın nüfusundan 285.208 daha fazla!!bu ne demek oğlum biliyor musun? 285.208 kişi açıkta demek,abaza demek,canlı bomba demek.ve bu bana senelerdir anlayamadığım şeyleri çözmeme yardım etti.şu an sevgilimin olmaması, yakın dostum erman'ın şu yaşına geldiği halde seks yapamaması yada ibne olan insanların dramı.hepsinin nedeni işte bu.erkek nüfusunun fazlalığı.şimdi genç erkekler,yiğitler bu sözüme kulak verin.eğer abazaysanız ve sevgiliniz yoksa sakın karamsarlığa düşmeyin.biri size bunu ima ettiği zaman "abi karı mı var amına koyim yağ"diye yavşakça cevap verin.var oğlum filan derlerse tak diye önüne koyun bu resmi bilgiyi.bir çift sözüm de 2-3 kadını idare eden orospu çocuklarına.oğlum niye böyle yapıyosunuz lan,kadın kıtlığı var lan memlekette.zaten 285.208 kişi otomatik olarak açıktayken siz onlarında hakkını yiyosunuz!!böyle adamların varlığıyla bu 285.208 kişi oluyor sana 500.000 kişi.ondan sonra bekar evine gidince ortalıkta leş gibi taşşak kokusu,oksijenden daha fazla tüketilen tuvalet kağıtları filan.şimdi başbakanın neden 3 çocukta ısrar ettiğini anlıyorum.eğer 3 çocuktan 2'si kız olursa,yaklaşık 25 sene sonra ülkede 1 erkeğe 3 karı düşecekmiş lan.hımmm 49 yaş,daha antropoza girmem herhalde o yaşta.neyse son sözüm kadınlara;bak bu bilgiyi verdim diye sakın ola kendinizi bulunmaz hint kumaşı sanmayın,çünkü erkeklerin hint kumaşlarıyla filan işi yok.biz sapık değiliz.götümüze giydiğimiz kumaşı koynumuza almayız.
geçen gün bir yer için form dolduruyordum ve formda "ingilizceniz hangi düzeyde" diye bir soruyla karşılaştım.önce iyi dedim,ulan sonra bunlar ingilizce sorarlar göt olur kalırız diye ortaya çevirdim,sonra bunu da yediremedim kendime.o esnada davos fatihi tayyip'i gördüm.ve düşündüm.anasını satayım ben de "excuse me" yi biliyorum ben de "one minutes" diyebiliyorum,bende guardian'ı guardian diye telaffuz ediyorum.o halde dedim oğlum aras,senin de başbakan düzeyinde bir ingilizcen var ve başvuru formuna "başbakan düzeyinde" diyerek şekil yaptım.dün beni aradılar,başvuru formumu değerlendirmişler ve ingilizce düzeyim hakkında tereddütleri varmış.kısa bir mülakata alalım sizi dediler,hay hay dedim.telefondaki bayan evvela adım soyadımı sordu,şak diye cevaplayıverdim ingilizce.sonra yaştı,memleketti,aile bilgileri filan derken baktım iş boka sarıyor.oysa başbakana bunlar sorulmadı lan!kadın bana ingilizce hiç duymadığım sözcükler sorduğunda "excuse me" dedim,sözümü kesmeye çalıştıkça "one minutes"dedim.arada ağzımdan guardian kelimesi de kaçtım,sanki karşımda peres varmışçasına saydırdım kadına.sonra bir an kendimden geçip "bir daha da sizin şirketinize gelmem"dedim,"benim için sizin şirketiniz bitmiştir" deyince beyefendi burası davos değil demesiyle gaflet uykumdan uyanıverdim.one minutes diyerek telefonu kapattım.şu sıralar bilmediğim numaralar arayınca "halooğ" diye açıyorum telefonumu.gudbay.
sarı saçlarını deli gönlümebağlamış çözülmüyor asia,asiaaşk filme çekilmiyor asiasevdiğim asia...
ama büyük başkan sen hep mi bizim kafamızı kıracaksın ya..