Pazartesi, Temmuz 20

bizi ele geçirmek istiyorlar!!



bizim bi evimiz var, kendimizin çok şükür. 3 oda 1 salon, 130 m2 ferah ferah. anne-baba var, kiraydı, faturaydı, yemekti, çamaşırdı derdi de yok. günler güzel geçiyor yani. lakin bizim evde bir dikiş makinası var, ne işe yaradığını hala çözemedim. bu yaşıma geldim daha o makinanın çalıştığını görmedim, sesini duymadım, hayrını görmedim. 20 yıldır ilk günkü gibi yerinde sabit duruyor. ve ben kafam güzelken veyahut gece kimse rahatsız olmasın diye ışıkları açmayıp banyoya giderken bu amına koduğumunun makinasına çarpıp küfür edip bütün evi ayağa kaldırmaktan sıkıldım. ne işin var lan bizim evimizde, makina? annem ki, 365 günün ayakta olduğu her saatini evin yerini değiştirmekle uğraşan bir kadıncağız, o makinayı niye oradan kaldırmıyor? ulan yeri geliyor eşyaymışım gibi beni odamdan alıyor salona koyuyor. tam oraya alışırken alıyor bu sefer öteki odada yatağın altına saklıyor. anne napıyosun diyorum, ben böyle sevmedim orada daha güzel diyor. kendi öz evladını bile hoşuna gitmediği için bir eşyaymış gibi yerine değiştiren bu kadın, yıllardır o dikiş makinasını ısrar ve inatla çalışmadığı halde yerinden kıpırdatmıyor. bize bunu açıkla anne, neden? acaba diyorum hani sihirli annem dizisinde cadı mıdır ne sikimdir, o kadının babasını annesi bir büyüyle köpek yapmıştı da adam dışardan bakınca evin köpeği gibi gözükürken esasında evin babasıydı, reisiydi. ulan diyorum acaba bizde de böyle bir durum mu var. esasen babam, kara bir büyüyle dikiş makinasına çevrildi de annem o yüzden mi atmaya kıyamıyor. yada dikiş makinasının olduğu yerde gizli bir geçit mi var, rosemary'nin evladı filminde ki gibi hafize teyzeyle, belgin ablayla buluşup ayin mi yapıyorlar. transformesmış, terminatörmüş bok yesin bizim dikiş makinasının yanında. dur lan ben şunu bir kurcalayayım da işin aslını öğreneyim.

11 yorum:

Bery dedi ki...

ardından gerçekler çıkar ortaya...

uçan hollandalı. dedi ki...

ruhsar deyil o.sihirli annem.

bi dost dedi ki...

okunmuş makinadır belki. makinedir. doğrusu bu. hayırlısı ya gün gelir kullanılır belki.

sami hazinses dedi ki...

evet sihirli annemmiş, bu kafayla bu kadar oluyormuş. bu yanlışı düzelttiğiniz ve bunu okuyacak olan, dimağı açılmamış gençlere yanlış bilgi vermemek adına göstermiş olduğunuz yardım için canı gönülden teşekkürlerimi sunuyorum size. eğer sigara içiyorsanız, sigara içilebilen bir mekanda size bir kahve ısmarlamak istiyorm. ha sevgiliniz varısa, bu dediklerimi yalanlayacağım. bunu yapacağım. herkesi çok seviyorum.

bi dost, o makina veyahut makine çalışırsa ben nijerya'yım. o kadar büyük konuşuyorum.

Begum. dedi ki...

seni sempatik buldugum bir gercek.

Hesionka dedi ki...

aras böböyüm, dikiş makinaları candır. ayrıca o kadar eskiyse de kıymetlidir o hem, ondan kıyamıyordur.

annemin evinde de var bi tane ama o sürekli çalışır, ben de hiç kapalı görmedim aleti. hala da bissürü şey dikio onunla tıkır tıkır.

Loreathan dedi ki...

Singer'in Singer olduğu zamanlardan kalma onlar, çok pahalıya alınır sonra heves kaçar ama atmaya kıyılamaz. 5 ton ağırlığında olduğu içinde yerinden oynatılamaz, satmaya kalksan vinç çağırman gerekir. Orada iyi o, çevresine trafik dubası filan koyun ama, ayak kırar o bilirim.

winston wolf dedi ki...

aletin marla singer'la bi alakası-bağlantısı olabilir.öyle bi bağlantısı varsa zaten, o alet-aygıt kapının önüne konmaz, başın üstünde gezdirilir.

Travis dedi ki...

@ Adsız
senin götüne koyim..yine olayları yanlış anladım...

ne olur ne olmaz.. adsızın biri çıkıp dikiş makinesini sikiş algılar, başlar yardırmaya..ben şimdiden küfrümü edip gardımı alayım...

hadi Adsız... vur! yüzüme yüzüme..

eva dedi ki...

voodoo bebeği dikelim o makinayla...

kocero dedi ki...

süpeer :D *


*bu yıldız maksatlı konulmuştur