Çarşamba, Temmuz 22

acı umut

henüz 20'li basamağa gelmediğimiz yaşlardı. yakın dostlarım erman ve barbaros'la fındıkzade'de öğrenci evinde kalıyorduk. sonra öğrenciliğimiz kalmadığı gibi ev de oldu sana bekar evi. ev tam anlamıyla bir yarrak tarlasına dönmüştü. gelenin gidenin haddi hesabı yoktu, ama seks olmuyordu. ama bu bir seks hayatımız olmadığı anlamına gelmiyordu, evin dört yanında bulunan tuvalet kağıtlarından bu anlaşılabilirdi. zaten mastürbasyon yapmanın "düzenli seks hayatı" olduğunu sanan insanlarla aynı evde yaşıyordum. gerçi o zamanlar kadın peşine de düşmüyorduk. bizim için 3 şişe şarap, yarım kilo toz şeker herşeye kadirdi. hele birde bi plaka mühürümüz oldumu, dünyayı biz yaratmıştık. bize göre mühür herşeyin anahtarıydı, o varsa gerisi yalandı. ama ev sahibimiz hacı emin amca öyle düşünmüyordu, erman bi keresinde kirayı öyle vermeye çalışmıştı çünkü. ev sahibimiz bizi iyi çocuklar olarak tanıyordu. erman'da tam bir nurcu tipi vardı, hala da var zaten. barbaros kafası güzel olduğu zaman "çile bülbülüm çile" adlı şarkının nakaratında "allah" diye coşması, ve her daim kafası güzel olup her daim bu şarkıyı söylemesi sanki bizim evin radikal islamcı bir örgüt evi gibi olması imajını veriyordu. evin sirkülasyonu daimiydi, arkadaşlarımız "ulan bunlar eve çıktı karılı kızlı ortam yapmışlardır, bize de ekmek çıkar" mantığıyla devamlı bizdeydiler. e hal böyleyken, bu kafada düşünen 10 tane adam bizim eve gelince olan manitada kaçıyordu. sonra niye bizim manitamız yok lan diye herkes birbirine soruyordu. e nasıl olsun amına koyayım, 10 tane adam evde birbirine bakıp "karı yok mu lan" diye soruyor. ben bile tedirgin oldum şimdi düşününce. evimizde yiyecekte pek bulunmazdı, dolapta devamlı alınıp tarihi geçen, tarihi geçtiği farkedilince atılıp yenisi alınan, o da aynı akıbete uğrayan süt, peynir, ve tereyağı vardı. sanmayın ki tereyağıyla yumurta pişiriyor, pilav yapıyoruz. sadece ben o zamanlar paris'te son tango adlı filmi izlemiştim. ulan belki bizde böyle bir olaya gireriz diye o gazla alıp en sonunda dekorasyon yaparken dolabı kolay çekmek için altına koyarak o hayalimide dolabın altındaki pisliklerle beraber süprülüp gitmişti. bugünler böyleyken birgün barbaros'un okuldan arkadaşı olan yasemin'le tanışma fırsatım oldu. sonra sonra biz barbaros olmadan görüşmeye, gönül maceralarına sürüklenmeye başladık. birgün yasemin'i bizde kalmasını, şarap içip muhabbet ederiz diye gazladım. sanattan filan konuşuruz diye de ekledim. sanata vermeyecek kadın yoktu o zamanlar. biraz naz edip kabul etti sonra. ben barbaros ve erman'a bu akşam eve manitanın geleceğini, geceyi eşin dostun yanında geçirmelerini söyledim kibar bir dille. önce yok, nereye gideceğiz gibisinden serzenişlerde bulundular. siktirin gidin lan diye çıkışınca kabul ettiler bu teklifi. romantik biri olaraktan yemek hazırlamaya koyuldum ama tencerelerde şarap kaynatmaktan kullanım dışına çıkmıştı bütün tencere ve türevi mutfak aletleri. siktir et diyip dışardan yemek aldım, hem pratik hem de benim yapacağımdan daha iyi ve lezzetli olduğunu düşündüm. düşünmediğim şey ise yasemin'in vejetaryen olma ihtimaliydi. ben ikimizin yerine de hayvanlar gibi yemiştim, kız aç kalmıştı. kendisine birşeyler alabileceğimi, isterse evde bişeyler hazırlayabileceğimi söyledim. zahmet etme evde bişeyler yaparız dedi. yaparız da ne yapacağız amına koyayım, tereyağı var, peynir var, yumurta var. ben yumurta teklif ettim, binbir nazla kabul etti. ben yumurtayı yaparken bir yandan da tereyağının faydaları hakkında nutuk atıyordum yasemin'e. yumurta pişti, yasemin yedi, ben hala tereyağını övüyordum. yasemin okulla alakalı dertlerinden bahsediyor, okul bitince yapacağı işlerin planını şimdiden hazırlıyordu. o okul dedikçe ben tereyağı dedim, o iş dedikçe ben sağlık dedim. sonra muhabbet sıkmış olacak ki film izleyelim dedi. paris'te son tango var dedim, çok güzel film dedim, mükemmel bir sanat eseri, fevkalalde bir başyapıt dedim. anladım tereyağını şimdi dedi, ben anlamadım. filmi kendisinin de izlediğini, ve bir kadın olarak o iğrenç sahneden nefret ettiğini, kendisine bir daha tereyağıyla ilgili birşey söylersem gideceğini söyledi. o an anladım ki değil tereyağı, lambadan cin çıksa ben yine sekse ikna edemezdim gül yüzlü yasemin'i. iyi yatalım o zaman dedim, kibar bir insan olarak benim yatağımda yatmasını, kendimin salonda uyuyabileceğimi söyledim. sevinerek kabul etti, benim ne kadar anlayışlı olduğumu belirtti yatağımı kendisiyle paylaşmamdan ötürü. rahatsız olup olmayacağımı, salonun pek temiz olmadığını da eklemeyi unutmadı. ama benim de eklemeyi unuttuğum şeyler vardı. sen benim yatağımda yatarken ben annemin sık sık değiştirirsin diye verdiği nevresimlerle, çarşaflarla uyudum içerde. sen ise üzerinde binbir nevi leke bulunan nevresimlerde fosur fosur uyudun. intikam soğuk yenilen bir yemekti, ben taze taze yedim.

13 yorum:

merlin dedi ki...

bu muhur lafini tuttum ben. kullanirim bundan sonra iznin olursa.

yesari dedi ki...

şu melhur video mu bu postu yazdırdı sana canıım....yanından bile geçemez..intikam filan alamazsınız sizz:))
"ku gecelik onun 40 beden kıçına nasıl olacak bilmiyorum amaa"
:)))

bi dost dedi ki...

erman mellönün ermanı mı. kıza iyi olmuş diyesim geldi, gerçi bi suçu yokmuş ama. körü körüne seviyoruzdur seni belki.

godsyndrome dedi ki...

boşver müdür vejetaryen kız etraflıca düşünce pek umut saçmıyor zaten.

POSTACI dedi ki...

Salonda yatmaktan rahatsız olup olmayacağını sordu, üstüne de salonun pek temiz olmadığını mı ekledi? Peeh mesajı almamışsın oğlum sen.

sami hazinses dedi ki...

sevelim sevilelim bi dost, değil mi?

Perma Sharp dedi ki...

sanki makaslanmış sahneler var gibi... ben pek bi uslu çocuktum zorla güzellik olmaz ilkelerine bağlıyımdır türünden de gizli bir mesaj sezinledim uzaydan.

eva dedi ki...

vejeteryanlara kılım...Ayrıca yaseminin amına koim lan, sana vermedi de kime verdi yıllarca kimbilir...Döverim ben bu Yasemin'i...

Demirbey dedi ki...

bu eve gelip seks yapamama olayları garip be aga.kızın evine gidersin gece seks çıkmaz salonda yatarsın.kız senin evine gelir seks çıkmaz yine sen salonda yatarsun bu ne yaman çelişki?malız biz mal.

çağıl dedi ki...

vermicek kız eve niye geliyoki bikere! oturup dedikodu yapıcak degiliz ya karsılıklı :))

sami hazinses dedi ki...

o salonların amına koyayım zaten mirim, beni o salonlar yaktı!!

ne ben olabildim ne de başkası dedi ki...

bence ev arkadaşlarının ahı tutuyor burda. mesela sen onları sokakta bırakmak yerine evde tutsaydın ve hatta bikaç sap daha olsaydı salonda ya da başka yerde yatacak yer kalmasaydı. aynı odada yatalım ama ben yerde yatarım merak etme deseydin annelik güdüleri senin yerde yatmana izin vermezdi bence. ama ayarladığın saplar senin odadan gelen seslere kayıtsız kalabilecek kapasitede olmalılar tabii:)))

Adsız dedi ki...

amınakoyim erkekliğnizi sikiyim sizin ben :D