skip to main |
skip to sidebar
sevgilim;
ben bu satırları yazarken,sen fosur fosur uyuyorsun.hadi şimdi birbirimizi kandırmamızın anlamı yok,bildiğin hayvan gibi uyuyorsun bebeğim.bazen uykumdan uyanıyorum,acaba diyorum babamla mı yatıyorum diye.hani konu komşu bilmese seni,diyecekler ki erkek sevgililer kalıyor bu evde.ahmet'le mehmet'le yatsam ancak bu kadar rahatsız olurdum.neyse,bildiğin gibi işten kovuldum küçüğüm.hal böyleyken bir takım sıkıntılar olacak,sen evde ancak ahmet mehmet gibi yatıp,aynı onlar gibi atletle olmasa bile sütyenle oturup göbeğini kaşıyıp tv seyrettiğin için,ve bu durumda oluşan göt+göbek+basen üçlüsünü eritmek için spor salonlarına koştuğun için bütçemiz imdat çağrıları veriyor.ev kirasıydı,faturalardı filan bugün olmadı yarın götümüzde patlayacak.sen horul horul uyurken ben bunları düşünüyorum beybi.orçun kunek gibi "sevgilim 1 milyar verseler kılına dokunmam ama 1 trilyon verseler kemiklerini bile kırarım" diye düşünmeye başladım inceden.bilirsin beni sevgili,naif adamımdır.etliye sütlüye karışmam,işim olmaz.ama 1 trilyon be,boru mu?1 trilyonu alır sana da 200 lira masraf yaparım.göttü göbekti estetikti hepsini hallederiz,800 milyarla şahane yaşarız.eski para birimiyle söylüyorum ki para çok gözüksün gözümüze.hem bu parasızlıkla zaten güzelim,sen beni terkedersin yarın öbürgün.ve işte o zaman,ben seni yine dövmek zorunda kalırım.uçan tekmelerle döner tekmelerle girişirim sana,gitme diye,dön diye.ne olur o zaman bebeğim?cebimize 3-5 kuruş para girmez,girmediği yetmezmiş gibi benim başım belayı girer.birde senin hastane masrafların.bu kriz ortamında,şahane yaşarız 800 milyarla canım,fevkalalde yaşarız.ben şimdi bu düşüncemi proje olarak kağıda döküp bilumum zenginin kapısını çalıcam,olmadı tv kanallarına başvuracam.sen bu satırları okuduktan sonra evden gidersen yemin ediyorum düşerim peşine bebek,gürgenle vururum o kalın beline,diz atarım 6 aylıkmış gibi gözüken ama içinde bebek olmayan karnına.gayri canıma yetti bu parasızlık.yada sen en iyisi git be sevgilim.başta çok güzel bir fikir gibi geldi,tekrar okuyunca çok tırt gözüktü.hem ben sabancı'nın koç'un kapısına nasıl giderim,abi böyle bir projem var ne dersiniz diye nasıl sorarım.adama götüyle gülmezler mi ey dudu dillim?ben gelince sen hala uyuyor olucaksın,ve sen horul horul horlarken kendimi kaybederim,uğruna şarkılar şiirler yazdığım kadın olduğunu unutuyorum horlarken,basarım tekmeyi.nolur siktir git bebeğim,ben de anamın babamın evine gideyim.siktir edelim böyle modern ilişkiyi de efendi gibi oturalım aile ortamında.
karşı cinsten "elektrik" alamayan tüm kadınlar,vibratör yerine jeneratör kullansın!
gargamel,40'lı yaşlarını çoktan devirmiş hala annesinin firüzköy fidanlığına komşu evinde,annesi ve kedisi azman'la beraber geçirmektedir.gargamel çalışmaz,annesinin 3 ayda bir aldığı emekli maaşına talim eder.kötü bir insandır gargamel.annesinin emekli maaşını çekerken hep bi yüzlüğe tırnak atar,anne bu kadar yattı diye verir annesinin eline.içkici ve müptezeldir.kısacası gargamel orospu çocuğu gibi adamdır.böyle pis bir adam olduğu için de eşi dostu yoktur,kahveye gitse çay vermezler gargamel'e.esrar çekip alkol alarak,sadri alışık gibi gizli gizli mal'ül hülyalara dalar.yine bir gün annesinin emekli maaşını aldıktan sonra direkt torbacının yanına uğramıştır.torbacı sigarasının kalmadığını,ama isterse kendisine şahane bir porsiyon mantar verebileceğini söylemiştir.daha önce hiç duymadığı ve tatmadığı bu güzelliği denemek istemiştir gargamel ve 2 porsiyon mantar almıştır bu arkadaştan. alışverişi tamamladıktan sonra "amına koyim ne varsa bitkide var" diye düşünerek mantarı yemeye başlamıştır.evleri fidanlığın yakınlarında olduğundan dolayı güzel kafayla vereyim kendimi ağaca börtü böceğe diye dalmıştır fidanlığa.o esnada mantarın kafası gelende ağaçların dibinde biten kültür mantarlarını mavi yaratıkların evleri olduğunu kanaat getirir.şahane halüsinasyonlar görür.deli divane gibi adı "şirinler" olan,ama hiç bir şirinliğini göremediğimiz mavi yaratıkları kovalamaya başlar.annesi evde "nerde kaldı bu alık oğlum" diye hayıflana dursun,gargamel o kafayla değişik atraksiyonlar yaşar.ama bu yaşadıklarının mantardan olduğunu anlamaz,kafası basmaz.bundan sonraki yaşamını o mavi yaratıkları yakalamaya adayacağını söyler azman'a.azman miyav der.ne desin amına koyim kedi.geç vakitte eve girip tam annesine gördüğü yaratıkları anlatacakken annesinin terliği çıkarıp gargamel'in kafasında patlatması ve "sıçarım şirinlerine de sana da" diye sitem dolu sözler sarf edip, maaşı sayıp göğsüne koymasıyla hikaye biter.
herkes uyuşturucu kullanıp hikaye yazsa,e bu amına koduğum dünyası şirinlerden,sevimlilerden dorothy'lerden,alice'lerden kıllardan tüylerden geçilmez.ayriyetten şirinler'de komünizm propagandası var ise eğer,o şirinlerin de bilcümle komünizmin de avradını sikeyim.teşekkür ederim.
Seviyorum ama
Emin değilim gibi
Lüle saçı olmayan birini
Doğru söylüyorum valla
Akrostişe baksana
seninle ilk buluşmamızı hatırlıyorum
hani afacan'da buluşmuştukta
patlıcanlı kıymalı yemekler yemiştik
hem kibar olduğum için
hem de ilk buluşmada şirin gözükmek için
hesabı ben ödemiştim gadalım
bildin mi sen de?
ben hesabı ödedikten sonra
koluma sarılıp "kesene bereket" demiştin
o zaman gülmüştüm
bu devirde ne kesesi diye
sonra hoşuma da gitti ama
samimi kız geleneğine göreneğine bağlı kız diye
ama canımın içi
biz her buluşmamızda
o lokanta senin bu restaurant benim
sanki birbirimizi görmeye değil de
aç karnımızı doyurmaya çıkmışız gibi
ve her gittiğimiz yerde hesabı ben öderken
sen tüm yavşaklığınla yemekten sonra
"kesene bereket" dedin
oysa kese osmanlı'da kalmış
gülüyordum
sonra anladım
amına koyim duraklama dönemindeki
padişahlar gibi
anca keseden yemişim meğer
tıpkı atalarım gibi
ben de karı peşinde koşmakla
zevke sefaya dalmakla
bir osmanlı imparatorluğunu olmasa da
kendi imparatorluğumu çökertmişim
e hal böyleyken
keseyle beraber sen de gittin maralım
yeri geliyor annem kuru fasülye yapıyor
bir mesaj atsam koşarak gelirsin
sikeyim
sen nasıl bi sevgilisin..
geçen gün atölyede oturup diablo oynarken telefonuma gelen mesaj sesi ile irkildim.nasıl olsa amına koduğum avea'sıdır diyerek oyunumu oynamaya devam ettim.sonra belki eski sevgililerimden biri dayanamayıp bana "geri dön" temalı bir mesaj atmıştır umuduyla koşarak telefonun yanına gittim.mesaj atan bir zamanlar tutulduğum,flört denilen sikindirik duygusallığı yaşadığım mine'ydi.bana nasıl olduğumu,müsait olursam akşam kadıköy'e gelirse oturup muhabbet edeceğimizi,öptüğünü yazıyordu.sadece öpmeye yoğunlaştım o an,dilli milli öpüşmeye.ama o gayet arkadaşça,dostça bir öpücükten bahsetmişti.hem obama ibnesinin burada olması vesilesiyle,hem de vaktin geç olması nedeniyle bugün gelemeyeceğimi,zira obama nedeniyle yolların kapalı olduğunu,ama başka zaman koşa koşa yanına geleceğimi şebeklikle,yavşaklıkla anlattım.sonuna "ben de öperim" demeyi ihmal etmeden diablo'ya geri döndüm.sonra gece evde msn'de rastlaştık,bana neden gelmediğimi,gelseydik film izleyeceğimizden filan bahsetti.müsait olursa beni arayacağını söyledi ama hiç samimi değildi.işte o an vuruldum leylim ley,o an kurudum kaldım.çünkü beraber film izleyelim demek,o akşam seks var demek.oysa ben olası bir seks aktivitesini,sırf obama götü burada diye elimin tersiyle ittim.ağlamak istedim o an,doya doya hıçkırıklara boğularak.talihime küfürler ederek mastürbasyonun engin denizlerinde boğulmak istedim.sonra obama'yı aihm'e şikayet etmek istedim.türkiye'de her sikimi aihm'e şikayet eden insanlar güruhuna katılmak istedim.yetmedi,şeriat mahkemelerine başvurmak istedim.nasıl ki iran'da,afganistan'da tecavüz edilen mağdurun yakınları,tecavüz eden orospu çocuğuna tecavüz ederek cezalandırılıyorsa,bana seks kapılarını açacak kadını kaçırmam vesilesiyle obama bunu telafi etsin diye bekledim.obama bunu karşılasın istedim,obama'yı istedim..youporn'un kapatılması bana hiç yaramadı lan.
p.s:şu p.s. denilen şeyi hiç anlamadığım gibi hazır obama buralardayken sırf yazının içinde obama geçiyor diye cia,fbi,gizli örgütler filan bunu okuyup "lan bu adam bizim başkanı sikecekmiş" diye düşünmemeleri için koydum.eğer gün olur kapıma dayanırlarsa "abi bak bizim türkçe çok esnek dil,ben orada sikmek derken mecazi anlamda dedim,hem bizde obama'nın ailesi gibi müslümanız,hiç allah'ın yarattığı kul sikilir mi" diye konuşma metni bile hazırladım.yada hazır tüm sinirleri tepesindeyken onları özcan çolak'la başbaşa da bırakabilirim,böylelikle gül yüzlü babam da ben de rahata ereriz.
doğumgünlerini sevmem,hediyeleri sevmem.9 mart abimin doğumgünüydü,hediye almadım.pasta aldım.23 mart eniştemin,2 nisan ablamın,4 nisan mellö'nün,5 nisan eva'nın,7 nisan selçuk'un doğumgünü.bu arkadaşlara da hediye almadım ve almayacağım,ama isterlerse pasta alırım.bunu yaparım.ha hediye sevmiyorum dediysek hayvanlık yapıpta hediye almamazlık yapmayın.eğer ki ben size hediye almıyorsam da o benim hayvanlığımdır.lütfen bu ince çizgiyi anlayalım.hediye dediğin,uzun ömürlü ve kullanışlı olmalı.bir keresinde endüstri mühendisliğinde okuyan sevdiceğe doğumgününde "gazoz açacağı" almıştım da iki güne kalmadan terketmişti beni.bi de tasarımcıyım,uçuk fikirlerin insanıyım diye hava atardı.gazoz açacağından daha güzel bir hediye var mı lan?bizde açacak var,almanya'dan almış babam.30 yıl olmuş hala kullanıyoruz.şimdi o sevgili hala o açacağı kullanırken aklına ben gelmeyecek miyim,içi sızlamayacak mı?halbuki ben ne kadar ince düşünen bir insan evladıyım.sevgili beni 30 yıl sonra da düşünsün,bana soda getirirken o açacağı ilk verdiğim günü düşünsün filan gibi romantik düşünceler var bu bedende.ama o açacağı aldığım için ruhsuz,öküz,ucuzcu,aşağılık gibi ithamlara maruz kaldım.halbuki biri bana gazoz açacağı alsa,saniye düşünmeden evlenirim o kadınla.ya da hiç birini kullanamadığım halde alet çantası alsa.en güzel kadın lan o.şimdi eline gazoz açacağını alet çantasını kapıp gelmeyin karşıma "aras benimle de evlensene" diye.üzerim sizi.ama asia argento sms atsa bana "aras,şu zamana kadar sana evlenme teklif edecektim ama nasıl edeceğimi bilemedim,al bu gazoz açacağı,bu da bedenim.ölene kadar seninim" dese yine düşünmem,evlenirim.yok yabancıymış,yok müslüman değilmiş diyene de siktir lan derim.ya benimsin ya kara toprağın asia.
mellö:sana hediye alacağım lan piç,üzülme.
sevgili angelina jolie;
bu mektubumda ne senin o insanın aklını başından alan dudaklarını,ne seninle ilgili gördüğüm rüyaları anatlacaığım.size bu satırları yazmamın nedeni gazetede gördüğüm bir haber üzerine.duydum ki şimdi de hindistan'dan bir çocuk evlatlık almak istiyormuşsunuz brad abimle.benim size şöyle bir teklifim var.madem ki siz gerek kombaçya'dan gerek vietnam'dan fakir fukarayı evlat ediniyorsunuz,allah rızası için benim başımdan da şu barbaros'u alın.18 yıldır manevi oğlum oldu,sigarası,yemeği bitmedi bunun.moruk bana da bi sigara alsana,bana bi yemek söylesene diyerek hayatımı zindan etti.bakın hem yakışıklı,efendi çocuk üniversite mezunu.tuvalet eğitimi filan var.size tek masrafı sigara,kontör olur.allah'ın adını verdim siktir edin hindistan'ı gelin şu barbaros'u alın benden.madem ki iyi bir insansınız,madem ki fakir fukara dostusunuz geri çevirmeyin bu teklifimi.ha bakın,nasıl ki woody allen evlatlığını sikti,barbaros'ta sizi sikebilir.onun garantisini veremem.ama sanıyor musunuz ki maddox büyüyünce size karşı içten içe yanmayacağını?siz bunun garantisini verebiliyor musunuz?hayır işte ben de veremiyorum.sen ki billy bob thorton'a vermişsin be angelina'm.yemin ediyorum barbaros'a versen daha sevaba girersin.mektubumu burada bitirirken sizin ve eniştemin ellerinden,yiğenlerimin gözlerinden öperim.verirsen senin dudaklarından da öperim.bunu bil,bun düşün.bye bye.
enrah bulut'un türkiye turnesi devam ediyor! şubat ayında peyote'nin zemin katını şenlendiren enrah bulut,ayın 31'i salı günü yine aynı yerde olacak.bu mutlu günümüzde bizi yalnız bırakmamanız temennisiyle.düğün davetiyesi tadında.nisan 2 perşembe günü kadıköy arka oda'dayız.kim var bu oluşumda diye soracak olursanız ben varım,cerrö var,mellö var,pucca var,eva var.gördüğünüz gibi bizim çok güzel ortamımız var.eva gelirse o'na doğum günü süprizim var.mellö'ye de süprizim var.gelene süprizim var.salı-perşembe bekliyoruz.
fikret,80'lerin ortasında,istanbul'un ne varoş ne lüks sayılabilecek bir semtinde,orta halli bir ailenin en küçük çocuğu olarak hayata gözlerini açtı.çocukluğu bir çırpıda geçti fikret'in.ilköğretim ve liseyi aynı semtte okudu.ilk arkadaşı,ilk sevgiliyi,ilk mastürbasyonun zevkini,ilk dayağı aynı semtte tattı.ve her arkadaşı gibi o da cüzdanın da prezervatif taşıdı senelerce.ama suç fikret'te değildi,kesinlikle.fikret'e bu aklı veren insanlardaydı.yıllarca taşıdı o prezervatifi cüzdanında.cüzdanı değişti,cüzdanın içindekiler değişti,kullanım tarihi geçmiş prezervatif değişti,ama prezervatif değişmedi.yıllarca bir gün bir kadınla tanışacağını,kadının kendisinden ilk görüşte hoşlanıp o'na delice vermek isteyeceğini,kuytu bir köşe bulup cüzdanından o prezervatifi çıkararak seksüel açlığını doyuracağını düşledi durdu.ama bu kesinlikle gerçekleşmedi.aynı fikret yıllarca converse giydi,baktı bir ara punk akımı moda,tesettürlü annesine,esnaf babasına bakmadan yırttı converselerini,saçlarını mohikan yaptırdı.seks olmadığı gibi ortamın taşşak geçilen adamı oldu mahallede arkadaşlarca.yıllar yılı başkalarının seks hikayelerini,sanki kendi yaşamış gibi anlatıp takdir de toplamıştı.zaten başkalarından duyduğu hikayeleri de anlatanlar bir başkalarından duymuştu.fikret tatil yörelerinde de boy gösterdi.ne zaman ki duydu turistler ilk gördüğü türk erkeğine veriyormuş,annesinin hac parasından çalıp bodrum'a gitti en yakın arkadaşıyla.yaptıkları en büyük cinsel aktivite havuzu kesen camdan aşağı bakarak mastürbasyon yapmak oldu.orada tanıştıkları ve "herkesi siken adam"ların hikayelerini tatil dönüşü arkadaşlarına anlattılar.ama bu olayları anlatırken aynı ortamda bulunmamaya çalışıyorlardı,gözgöze gelince utanıyorlardı çünkü.sonra üniversite,askerlik,iş derken fikret'e bir kısmet buldu anası,fikret hayır demedi.evlenmeden önce "amına koyayım senin gibi prezervatifin,bir hayrını görmedik lan" diyerek dramatik bir törenle prezervatifi tuvalet boşluğundan attı.daha önce mastürbasyon yapıp attığı tuvalet kağıtlarının üstüne doğru..
ve şimdi inkar edin,hayatımızın bir döneminde biz de fikret gibi olmadık mı?